Türk Eğitim-Sen Çan Temsilciliğinden Yarıyıl AçıklamasıTürk Eğitim-Sen Çan Temsilciliğinden Yarıyıl AçıklamasıKısa adı Türk Eğitim-Sen olan Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Hizmetleri Çalışanları Kolu Çan Temsilciliği adına Mustafa Engin tarafından yazılı basın açıklaması yapıldı.
Eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin ilk yarıyıldaki çalışmalarının karşılığı olan karnelerini aldığını ve yaklaşık iki haftalık yarıyıl tatiline çıktığını belirten Türk Eğitim-Sen Çan Temsilcisi Mustafa Engin, açıklamasında, “Eğitim öğretim yılının ikinci yarısı 11 Şubat Pazartesi günü başlayacak. 2007-2008 öğretim yılının ikinci yarısı sınavlar nedeniyle ilk yarıyıldan daha yoğun geçecek. Öğrencilerin aldıkları karnelerde düşük notların ve kırıkların dünyanın sonu olarak algılanmaması gerekmektedir. Okul başarısızlığından sadece çocuk sorumlu tutulmamalıdır. Küçük yaşlardan itibaren okumayı sevdirmek, düzenli çalışma alışkanlıkları kazandırmak, duygusal olarak desteklemek, yüreklendirip öz güveni tesis ettikten sonra çocuğa huzurlu bir ev ortamı sunmak, ailelerin sorumluluklarındandır. Hayatın kendisinin bir imtihan olduğu düşünülürse alacakları karne onların ne ilk karneleri nede son karneleridir. Ailenin karne konusundaki aşırı sert tepkileri çocuğu suçlaması sürekli başarısızlığı ile yüzleştirilmesi çocuk da yetersizlik, değersizlik duygularına ve başarısızlığını kişiliği ile özleştirip depresyona girmesine, hatta evden kaçma intihar gibi telafisi mümkün olmayan problemlere yol açabilmektedir. Yarıyıl tatilinde ailelerin çocuklarını baskı altında tutmadan onları kendi hallerine bırakarak dinlenmelerine imkan vermelerini bu şekilde öğrencilerin ikinci yarıyıla daha dinç ve zinde girmelerini sağlayacaktır” görüşüne yer verdi.
Türk Eğitim-Sen Çan Temsilcisi Mustafa Engin tarafından yarıyıl tatili ile ilgili yapılan yazılı basın açıklaması şöyle:
“Eğitim sistemi öğrencileri yetiştirmeye değil, şartlandırmaya, yönlendirmektedir, talep eden değil kendisine verilenler ile yetinen itaatkar sorgulamayan araştırmayan yenilikçi olmayan bireyler yetiştirmeye çalışmaktadır. Her yeni eğitim öğretim sezonunda öğrenciler çok büyük umutlar ile okula başlamaktadırlar, ancak doyurucu olmayan eğitim modeli içersinde kaybolup gitmektedirler. Eğer geleceğimizi düşünüyorsak, Okullarımızı bilimsel ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda donatmak zorundayız. Öğretmenlerimizin hayat standardının yükseltilmesi meslekleri ile ilgili alanlarda bilimsel gelişmeleri takip edebilecek bir duruma kavuşturmaları kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bunun için öncelikle ücretlerinin arttırılması ve sosyal haklarının geliştirilmesi gerekmektedir. Okullarda görev alan diğer eğitim çalışanlarının durumu ise içler acısıdır, başta temizlik hizmetleri olmak üzere okuldaki bütün işleri yürüten eğitim çalışanların aldıkları ücret Türkiye deki yaşam koşulların çok altındadır. Büyük bir çoğunluluğunun görev alanları belli değildir. Esnaf çırak arıyor, işçi iş arıyor, eğitim önceki talep eden öğrencilerini arıyor. Çıraklık sistemi resmen öldü. İlköğretim de sınıfı geçmek sınıf da kalmaktan daha zor olduğu için öğrenci nasılsa sınıfı geçiyorum niye ders çalışayım ki diye düşünüyor. Öğrenci meslek lisesini bitirince iş hayatına zaten atılıyor diyebilirsiniz. Ergenlik dönemindeki gençler çalışma şartlarının zorluğuna ve baskıya dayanamıyor. Çözüm olarak İlköğretim birinci sınıftan itibaren öğrencilerin öğrenmeden sınıfı geçemem bilincine ulaşması gerekmektedir. Beşinci sınıftan sonra okuyamayacak durumda olan öğrencinin rehber öğretmenlerin tavsiyeleri sonucunda Çıraklık Eğitime yönlendirilmesi gerekmektedir. Çıraklık sistemi bu şekilde canlanacak böylece işsizlik azalacaktır. Okumaya niyeti olmayan sınıfta dersin işlenişine engel olan öğrenci olmaz ise eğitimde kalite artacaktır. Türk Milli Eğitim sisteminin en önemli sıkıntılarından bir tanesi eğitime ayrılan bütçenin yetersiz kalmasıdır. Bu durumdan dolayı okulların temel ihtiyaçların karşılanması konusunda idareciler resmen dilencilik yapmaktadır. Okullarımızın tatile girmesi ile birlikte velilerimize tekrar çağrımız çocuklarına karşı duyarlı davranmalarını karnelerindeki not durumlarına göre olumsuz tavırlardan sakınmalarıdır. Çocuklarımıza tatil dönemlerini dinlenebilecekleri ve bol, bol okuyabilecekleri ortamlar oluşturmalarıdır. Öğretmen arkadaşlarımızın da yorgunluktan kurtulmaları değişen eğitim teknolojisini takip ederek ikinci döneme hazırlanmaları en büyük dileğimizdir. Her zaman doğrudan ayrılmayan sendikamız Türk Eğitim-Sen ekmeğini yediğimiz, suyunu içtiğimiz, havasını teneffüs ettiğimiz, her karışı şehit kanıyla sulanmış, bu aziz vatana yan gözle bakan, İstiklal Marşına dil uzatan, milletin bütünlüğüne ayrılık tohumları ekenlere karşı olarak, eğitim adına bütün problemleri halledilmiş bir Türk eğitim sisteminde buluşmak dileği ile; tüm öğretmen, öğrenci ve velilerimize iyi tatiller diler, saygılar sunarım”.

İlgili Linkler:

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (3 oy, ortalama: 4.33 / 5)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Bu haber 331 kez görüntülendi.
Bu Haberi Yazdır Bu Haberi Yazdır

« Yenice Kara Büründü | Ana Sayfa | Yeni Çanspor’da Hedef Üç Puan »