Otuz yıl önceydi.
Mısır devlet başkanı Enver Sedat, Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Yaser Arafat’la birlikte A.B.D.’de, Camp David’de Başkan Jimmy Carter’ın huzurunda İsrail Lideri Menahem Begin ile “Orta Doğu Barışı” için el sıkışmıştı. Zira Batılı güçlerin desteğiyle 1. Dünya Savaşını müteakip Osmanlı Devleti’nden ayrılan Araplar, Filistin bölgesinde bağımsız? bir Arap-İslam devleti kurmayı hayal ederlerken karşılarında aynı Batılı güçler tarafından kurulan “İsrail Devleti”ni bulmuşlardı. Başka bir deyişle Osmanlı’ya ihanet eden Araplar Batı’nın ihanetine uğramıştı. Ve otuzuna yeni basmış bu İsrail devleti Arapları bütün platformlarda yenip duruyordu. Üstelik Libya da rahat durmuyor, her nedense Mısır’ı rencide ediyordu, Irak’ın da başı Kürtlerle beladaydı zaten.
Camp David’den sonra neler mi oldu?
Birinci Perde:
Sovyetler Birliği Afganistan’ı işgal etti.
İran’da Şah devrildi ve yerine İslam Cumhuriyeti kuruldu
Irak İran’a saldırarak savaş başlattı.
Türkiye’de askeri darbe oldu.
İsrail Lübnan’a girdi.
Yugoslavya dağıldı, Bosna’da Sırplar katliama başladı.
Ermenistan Karabağ’ı işgal etti.
Arafat Eriha kasabasının Devlet? Başkanı yapıldı.
İkinci Perde:
İran’la barıştıktan hemen sonra Irak Kuveyt’i işgal etti.
A.B.D. Afganistan’ı işgal etti.
A.B.D. Kuveyt’i kurtarıp Irak’ı işgal etti ve Irak’ı fiilen üçe böldü..
İsrail Filistinli Müslüman Arapları fiilen bitirdi.
Üçüncü Perde: (yeni başladı)
A.B.D. bir Filistin Devleti kurulmasından yana olduğunu ilan etti.
İsrail barış karşılığında işgal altında tuttuğu Suriye topraklarını geri vermeyi teklif etti.
Neden şimdi acaba?
1.İran’a gözdağı vermek ve mümkünse saldırabilmek için gövde gösterisi gerekiyor. Evvelce İran’a karşı Arap Irak kullanılmıştı. Barış tesis edilmeden Arapları İran’a karşı kullanamazsınız. Araplar olmadan İran’a sataşamazsınız. Ekonomik ve pratik olmaz.
2.Çok daha vahimi, uzun vadede, İsraille kanka olan Araplar Türkiye’ye dil uzatacaktır. Bu iki Sami halk birlikte hareket ederek, daha doğrusu İsrail Arapları manipule ederek, Antakya-Urfa-Mardin gibi yerleri Araplar kendileri için, Ağrı-Kars-Van gibi yerleri Ermeniler için ve Diyarbakır-Siirt-Hakkari gibi yerleri Kürtler için talep edebileceklerdir. İsrail ise kendisi için bir şey istemeyecektir. Nil’den Fırat’a kadar zaten onun mülkü değil midir?
2008’den itibaren Türkiye ulus devlet olarak Türklüğe ve dolayısıyla İslam’a hizmet etmek istiyorsa, karşısına bir arap frankeştaynı çıkaracak olan Arap-İsrail barışı değirmenine su taşımamalıdır. “Türkiye’nin Geleceği” Arap-İsrail barışıyla karanlık bir döneme girecektir.. Zira batı güdümlü arap medyası uzunca bir zamandır Ermenilere ve Kürtlere kompliman yapmaktadır. Arap medyası Antakya-Urfa ve Mardin’i geri almaktan bahsedebilmektedir. Ortada görünürde bir arap kabadayısı kalmamışken bu da nereden çıkmıştır?
Neden Acaba?
Neden Şimdi?
Sonuç:
Arap-İsrail Barışı Türkiye’nin Çıkarına Değildir.
Türkiye’nin geleceği Avrupa Birliği’ne ya da Suud sermayesine verilen tavizlerde değil, Ulus devlet olarak üniter yapısını sürdürmesindedir. Bugün Mısır’da insanlar ekmek bulamıyor, bırakın pirinci. Lübnan’da, Irak’da anarşi önlenemiyor, bırakın hak ve adaleti, ne okul var ne hastane, ne de insanca yaşamak. İslam eğer el-Kaide’ye, Taliban’a ve Hamas’a bırakılırsa olacağı bu değil miydi?
Bölmek ve bölünmek kolay, birleşmek ve birleştirmek çok ama çok zordur. Türkiye hedef ülkedir. Pirince gideyim derken bulgurdan olmak istemiyorsa Ne Avrupa Birliği Ne de Suud sermayesi. Ne vahşi kapitalizm ne de ilkel feodalizm. Anadolu’da harmanlanmış tam bin yıllık Türk-İslam anlayışının ve neredeyse yüzyıllık ulus devlet tecrübesinin müktesebatı Türkiye’nin aydınlık geleceği için yeter de artar bile.
Soru:
Şayet, Arap-İsrail Barışı Türkiye’nin Çıkarına Değil İse ne yapılabilir?
İşte cevap anahtarı:
19 Mayıs, 23 Nisan, 30 Ağustos ve 29 Ekim.
Ev Ödevi: Atatürk’ün Gençliğe Hitabı, Onuncu Yıl Nutku, Onuncu Yıl Marşı, Ellinci Yıl Marşı, İstiklal Marşı.
(Cevap anahtarını ve ev ödevlerini çalışmak için zamanımız yok diyorsanız sadece Harbiye Marşı da hızlandırılmış bir kur olarak uygulanabilir)
Mesut YAZICI
mevlana800@gmail.com
Bu haber 221 kez görüntülendi.
Bu Haberi Yazdır

(8 oy, ortalama: 4.5 / 5) 






