![]()
Kaz Dağları ve Madra Dağı’ndaki çevre katliamı, Balıkesir ile Çanakkale’ye bağlı 34 belediyenin biraraya gelerek oluşturdukları ‘Kaz Dağları ve Madra Dağı Çevre Platformu’nun öncülüğünde, sivil toplum kuruluşları ve sendikalarında katılımıyla Çanakkale’de düzenlenen büyük mitingle protesto edildi. Mitinge katılanlar ellerinde Türk bayrakları ve dövizlerle, Kaz Dağları ve Madra Dağı’nda yürütülen altın madeni arama çalışmalarını protesto etti.
Kaz Dağları ve Madra Dağı Çevre Platformu Dönem Başkanı, Çan Belediye Başkanı Ali Sarıbaş’ın öncülüğünde Cumhuriyet Meydanı’nda ülkenin dört bir yanından davet edilen çevreciler, sendika ve sivil toplum örgütü yöneticileri, bir araya gelerek, tek ses tek yürek oldu. Mitingde, Kaz Dağları ve Madra Dağı’nda 37 şirket tarafından yürütülen altın arama çalışmalarına yağmura rağmen binlerce kişinin katılımıyla ‘Dur’ denildi. Mitingde, Kaz Dağları ve Madra Dağı’nda, altın arama iznine sahip şirketlerin işletme ruhsatlarını almadan önce tepkilerini dile getirecek olan çevreciler, tüm doğal güzelliklerin ve varlıklarımızın yok olmasına neden olduğunu savundukları Maden Yasası’nın değişmesi için de var güçleriyle seslerini duyurmaya çalıştı. Bugüne kadar yapılanlar arasında en büyüğü olan mitinge aralarında yerel yöneticilerin de bulunduğu 200 kişilik grup ile Disk, Kamu-Sen, Tüm-Bel-Sen, Kesk, Türk-İş, Ziraat Odaları, Köy-Koop, Or-Köy, Tema başta olmak üzere birçok sendika ve sivil toplum örgütleri katıldı.
Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitingde ilk konuşmayı gazeteci Tuncay Özkan yaptı. Çiçeklerin, böceklerin sevdalısının Türkiye’de ne kadar çok olduğunu göstermek için toplandıklarını söyleyen Özkan, “Kazdağları’nın bizim olduğunu bugün bütün dünyaya ilan edeceğiz. Kazdağları, insanlığın ortak malıdır. Almanya’nın, Amerika’nın, İngilizlerin, Kazakların, Rusların ve Çin’in de ortak malıdır. Biz bugün burada bütün dünyanın böceğinin, dünyanın namusunun, dünyanın sevdasının bekçiliğini yapıyoruz. Sizin olduğu her yerde biz de varız, çünkü siz halksınız, siz var edensiniz. Sizinle birlikte olmayanlar yok olmaya mahkûmdur. Biz zengin altın madenlerinin fakir bekçileri olmaya razıyız, yeter ki çocuklarımız Kazdağları’nı görebilsin. Çocuklarımız için emanet olarak Kazdağları’na sahip çıkıyoruz. Biz barışı savunurken gerekirse o dağlara zincirlenmeye var mıyız? Türkiye’nin böceğini, çiçeğini, ağacını ve insanını AKP’den kurtarmak gerek” dedi.
Özkan’ın ardından kürsüye, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan çıktı. Mitolojideki tanrıların bugün burada miting alanında olduğunu iddia eden Gökhan, Kazdağları’nın kazılmaması için yerel belediye olarak meclisten bu yönde karar çıkardıklarını hatırlattı. Gökhan, yaptığı konuşmada, “Aramızda bize destek veren tanrılar tanrısı Zeus, Paris, Afrodit, Hera, Athena var. Onlar, güzellik yarışması için değil Kaz Dağları’nı kurtarmak için yarışıyorlar” şeklinde konuştu. Gökhan, “Aramızda Mustafa Kemal var, aramızda şehitlerimiz var, bize bu toprakları nasıl kurtardıklarını anlatıyorlar. Yukarıda bu güzelliklerin yaratıcısı Tanrı var. O da bizi gözetliyor; (ne yapıyorsun ey kulum?) diyor. Kaz Dağları efsanedir, tarihtir, bir bütündür, dünyanın en önemli ekolojik bölgesidir. Oksijen üretim merkezidir. Bugün yağan bu yağmur bir işarettir. Kaz Dağları’nı bozduğunuzda bu yağmuru bir daha bulamayacaksınız, susuz kalacaksınız. Bu memleketin bir ayrıcalığı var. Ayrıcalıklı bir yöredesiniz. Coğrafyasıyla, stratejik konumuyla, emperyalist güçlerin iştahını kabartan bu topraklarda, yıllarca ulusal mücadele verilmiş ve onlara dersleri verilmiştir. O yolla ülkemizi talan edemeyenler, şimdi bu yöntemle ülkemizin kaynaklarını alıp götürmeye çalışıyorlar. Kaz Dağları’na sahip çıkmak, ülkemize sahip çıkmakla eş değerdir. Kaz Dağları’nın üstü, altından milyarlarca kere daha değerlidir” dedi.
Güney Marmara Doğal ve Kültürel Çevreyi Koruma Derneği (GÜMÇED) Edremit Körfez Şubesi Başkanı Mehmet Akif Öznal da Biga Yarımadası ve Edremit Körfezi için 106 tane maden arama ruhsatı başvurusu olduğunu, bu maden arama ruhsatlı arama sahalarının her birinin iki kilometrekareden oluştuğunu savunarak, “Sadece Küçükdere köyünde, Koza Altın Madencilik’in dört kilometrekare ruhsat arama sahası var. Küçükdere maden sahası bu sabahtan itibaren kapatıldı. Paranın peşinde olanlar, paraya kul olanlar, haklı olabilirler mi? Bir başka yalanları da şu; Türkiye’de 300 bin ton siyanür kullanılıyormuş, altın madeninde ise yalnızca 3 bin ton siyanür kullanılıyormuş. Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz? Türkiye’de iki tane işletilen altın madeni var. Biri Bergama Ovacık, diğeri Uşak Eşme Kışladağ. İkisinin de yaptıkları aramalarda hukuksal hiçbir zeminleri yok. Sadece iki tane madende bu kadar siyanür kullanılıyor. Binlerce maden olursa Türkiye’de, o ruhsat aldığınız 155 bin metre karede bu madenciliği yaparsanız, kaç yüz bin ton siyanür kullanacaksınız?” şeklinde konuştu.
Kaz Dağları ve Madra Dağı Çevre Platformu Yürütme Kurulu Başkanı ve Çan Belediye Başkanı Ali Sarıbaş da mitingdeki konuşmasında, “Bugün altıncılara karşı, Maden Yasası’na karşı, 5177 sayılı yasaya karşı Üçüncü Çanakkale Savaşını başlatıyoruz. Çanakkale Geçilmez, Geçirtmeyeceğiz” dedi. Sarıbaş, bugün yağmur altında “Altına hayır” dediklerini belirterek, “Bu yağmurları altın aramaya başladığımızda bir daha göremeyeceğiz” diye konuştu. Kaz Dağları’nda altın bulunduğunun herkes tarafından bilindiğini ifade eden Sarıbaş, katılımcılara, “Bu güzellikleri, doğa harikasını, Kaz Dağları’nın üzerindeki kültürleri ve değerleri, havayı, suyu, kaplıcaları, meyvelerini, endemik bitkilerini, hayvancılığını, oksijenini kısacası yaşam alanlarını kaybetmek istiyor musunuz? Oksijensiz kalalım mı? Susuz kalalım mı? Bu ülkede ormansız kalalım mı?” sorularını yöneltti. Her sorusuna “Hayır” yanıtını veren gruba, “O zaman hep birlikte bugün olduğu gibi bundan sonra da mücadelemize devam edelim mi?” diyen Sarıbaş, “Evet” yanıtını alınca, “O zaman Çanakkale Savaşı’nı gerçekten kazanacağımızın güvencesini bu sözlerinizle verdiniz” şeklinde konuştu.
Mitingte Altınoluk Belediye Başkanı İsmail Aynur da milli mücadelenin destanının yazıldığı Çanakkale’ye zamanında topla tüfekle giremeyenlerin şimdi farklı yollarla geldiklerini öne sürdü.
Yağmur altında yapılan, katılımcıların “Suyumuzun Zehirlenmesine Seyirci Kalamayız”, “Altına Hayır” gibi sloganlar attıkları miting olaysız sona erdi.
Bu haber 648 kez görüntülendi.
Bu Haberi Yazdır

(4 oy, ortalama: 4 / 5) 







