Genel olarak Okul İdarecilerinden oluşan 10 değişik Avrupa ülkesinden toplam 14 kişinin katıldığı; konusu, “Eğitimde Avrupa Boyutu” olan İngiltere’nin Maidstone şehrinde düzenlenen Kent (County)’e bağlı çeşitli okullardaki incelemeleri konu alan bir çalışma ziyaretinde bulundum.
Düzenlenen program çerçevesinde öncelikle İngiltere’deki Eğitim sistemi ile ilgili genel bir bilgi edindim. Ayrıca ziyaret ettiğim okullarda “Eğitimde Avrupa Boyutu” konusunda yapılan çalışmaları yerinde gördüm.Gramer okullarından ilkokula, özel eğitim okullarından orta eğitim okullarına kadar değişik statüdeki beş okula ziyaretler yaptım söz konusu okullarda genel olarak hemen hemen her yıl çeşitli Avrupa ülkelerine öğrencilerin gittiği ve çeşitli projelerin uygulandığını gördüm ve yapılan bu ziyaretlerin resimlerinin ve diğer dokümanlarının sergilendiğini gördüm. Yapılan bu çalışmaların tüm AB ülkelerinin eğitimde yakalamayı hedeflediği Avrupalılık boyutuna katkı sağladığı bir gerçek.
Uygulanan bu projelerde esas olarak güdülen amaçları şöyle sıralayabiliriz;
1- Profesyonel uygulamaları paylaşma,
2- Dil yeteneklerini geliştirme,
3- Avrupa vatandaşlığının anlamını keşfetme,
4- Değişimle ilgili olumlu konuları müfredata koyma,
5- İletişim yeteneklerini geliştirme
6- Öteki kültürleri tanıma,
7- Avrupa’daki okullarla bir bağlantı kurma ve bunu devam ettirme,
8- Öğrencileri evrensel olaylar ile sorumluluklar konusunda cesaretlendirmek,
9- Avrupa ülkeleriyle düzenli temas, bilgi edinme ve bilgi kullanımı yoluyla Avrupa kimliği konusunda bir duygu oluşmasını teşvik etme.
10- Öğrencilere uygun yetenek, anlayış, bilgi ve anlama konularında imkan tanımak.
İngiltere’de okulların genel yapısı ile müfredatlarına baktığımızda; okullar çoğunlukla yerel yönetimler (county) tarafından idare edilmekte, idarecilerin ve öğretmenlerin seçimi ve atanmasında hem bu yerel yönetimler hem de veliler oldukça etkin bir rol oynamaktadırlar. Bu rol; okul idaresinin de bu kurumlar tarafından idare edilmesinin yolunu açmış olmaktadır. Örneğin ziyaret ettiğimiz çoğu okulda yönetici yardımcısının bir öğrenci velisi olduğu ve okulda bir müdür yardımcısı gibi görev yaptığını ve bu kişinin veliler tarafından aday gösterilip seçildiğini ve okulla ilgili kararlarda doğrudan etkili olduğu görülmektedir. Böylece eğitimde yakalamayı hedeflediğimiz ailenin eğitime katılımı olayının daha etkin hale getirildiğini söyleyebiliriz.
Okul müdürünün seçiminden öğretmenlerin atanmasına, okuldaki her türlü sosyal faaliyetin belirlenmesinden okul bütçesinin oluşturulmasına kadar, veliler yerel yönetimle birlikte etkin bir rol oynamaktadır. Okulun karar mekanizmalarında da veliler oldukça etkin bir rol oynamaktadır.
Okul yönetimlerinin oluşturulmasında; veli, halk ve yerel yönetimler önemli rol oynamaktadır. Yöneticiler belirli bir süre için seçilmektedir. Velilerden oluşan idarecilerde gizli oy ile seçilmekte ve yönetimde de etkin olmaktadır. Velilerinde katıldığı toplantılar düzenlenmekte ve bu toplantılarda görev ve sorumluluklar belirlenip karşılıklı işbirliği yapılmaktadır.
Tüm veliler okul aile birliğinin (Parents-Teacher Association) üyesi olmaktadır. Yapılan bu genel veli toplantılarında yıl boyunca yapılacak çalışma ve organizasyonlar planlanmaktadır. Ayrıca okulun her türlü sosyal kültürel ve fiziki giderlerini karşılamak için gönüllü yardımlara dayanan bir fon bulunmaktadır.
Ülkemizde ise bu bağış sorunu veya veli katkı konusu her yıl sorun olmakta ve bir türlü halledilememektedir. Bu konuda tüm okullarda bakanlıkça düzenlenecek ortak bir tavır sergilenmelidir. Ve velinin okula katkısı sağlanmalıdır.
Dikkate değer bir diğer husus olarak da ziyaret ettiğimiz okullarda fiziksel ortamın oldukça yeterli olduğunu özellikle oyun alanları ile yeşil alanların yanında kütüphanelerin oldukça zengin olduğunu tespit ettim. Bunun yanında özellikle sınıfların boş yerlerinin, öğrencilerin istifade etmesi için kitaplarla dolu olduğunu tüm sınıf ve okul duvarlarında ise öğrencilerin yapmış olduğu çalışmaların sergilendiği bir alan olduğunu gördüm.
Diğer husus ise teknolojiden her düzeyde faydalanmak için gerekli ortamların sağlandığını bilgi işlem sınıfının yanında müzik sınıfında da bilgisayar teknolojisinden faydalanıldığına tanık oldum.
Üzerinde durulması gereken bir diğer konu ise okul öncesi eğitimden 5. sınıfa kadar her sınıfta öğretmenin yanında yardımcı bir öğretmeninde görev yaptığını gördüm. Bunun ise eğitim ve öğretime olumlu yönde katkı yaptığını düşünüyorum. Özellikle özel eğitim gerektiren çocukların bulunduğu sınıflarda mevcut çok az. Bu sınıflarda bir öğretmen, bir öğretmen asistanı bir tane de yardımcı personel bulunuyor..
Katılımcıların kendi ülkelerindeki eğitim sistemleriyle ilgili olarak verdikleri genel bilgiler ışığında; Avrupa ülkeleri arasında eğitimin sistem olarak birbirine genelde yakın olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin eğitimin genel olarak okul öncesi, ilköğretim, lise, yüksekokul ve üniversite olarak şekillendiğini ancak bazı ülkelerde ise mesleki eğitimin daha öne çıktığını söyleyebiliriz. İngiltere’de ise mesleki eğitime olan talebin son yıllarda gittikçe azaldığını söylemek mümkün.
Sonuç olarak “Eğitimde Avrupa Boyutu” açısından olaya bakarsak aslında eğitimin evrensel bir boyutunun olduğu, Arion Programı sayesinde Avrupa’daki eğitimle ilgili örnek ve yararlı uygulamaları görme fırsatını yakaladığımı, bu nedenle bu çalışma ziyaretine katılmamı sağlayan AB Arion Birimine ve Türkiye Ulusal Ajansına teşekkür ediyorum. Yapılan bu ziyaretlerin gidilen ülkelerdeki iyi örnekleri modelleme adına çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Farklı bakış açısı ve uygulamaya sahip değişik ülkelerden eğitim adına bir araya gelen bu çalışma gruplarının ülkemizde eğitimde kalitenin yakalanabilmesi adına çok faydalar getireceğini düşünüyorum.
Abdurrahman KUZU
Çan Anadolu Lisesi Müdürü
e-mail: kuzu76@hotmail.com
Kaynak: Ulusal Ajans Yayınları-2007. Türk Eğitim Yönetici ve Uzmanlarının Avrupa Birliği İizlenimleri-Örnek Uygulamalar 3
İlgili Linkler:Bu haber 992 kez görüntülendi.
Bu Haberi Yazdır

(9 oy, ortalama: 4.11 / 5) 






